Car Accident Lawyer
 

Ali GÖK

 

Memleketim için yapabileceğin en büyük iyilik

Evet, daha önceki haberlerimizde de şahsım olarak üzerinde durduğum önemli bir konuyu haber yapmak istedim.

Tabi bu konuyu tüm ordulu bürokratlar her platformda dile getiriyorlar, bizlerde Bölgemizin özellikle Salman Kasabamızın basın mensubu olarak bu konunun üzerinde durulması gerektiğini düşünerek sizleri de bu habere ilgisiz kalmayarak duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Yıllardır devam eden bir işsizlik dalgası büyüyüp gidiyor memleketimizde bunun sonucunda da azalan nüfusa oranlı olarak da devletten aldığımız ödenekte düşüyor elbette. Bunun için daha önceki haberimiz de nüfusumuzu salmana alalım ve ilçe olma yolunda bir adım atalım dedik.

Ve bunu belirli oranda da başardık. Hesap edemediğimiz kişilerce tabi gam bazlandık ve 4200 olan salman nüfusu şikayet üzerine tekrar 3600 sayılarına indi. Bu yolda emeğimiz boşa gitmedi ama hedefimize ulaşamadık.

Ama önümüze daha da değerli bir fırsat geçti, iç işleri bakanımız olan İdris Naim Şahin’in de kabinede olduğu hükümetin aldığı bir karar yasalaştı ve eskiden 1 milyon olan büyükşehir olma sayısı 750 bin nüfusa indirildi. Bu kapsamda 10 ile yakın il büyükşehir olma konumuna geldi. Birde Ordu ilimiz de olduğu gibi 720 bin nüfuslu olan 2 il büyükşehir umudu doğdu.

Bu fırsat bir daha elimize geçmez diyoruz ödeneğimizin dolayısı ile hizmetimizin refah seviyemizin artması için ikamet kaydımızı memleketimize almayı bir görev, sadakat borcu olduğunu bilmeliyiz.

Tabi sigortalı çalışanlar için bu biraz zor olabilir ama ben şahsım olarak eşimi ve oğlumu kayıtlarını aldırıyorum. Bu çerçevede emekli olan anne babalarımız çalışmayan ev kadınlarımız ve okula gitmeyen çocuklarımızı nakilleriniz memleketimize aldıralım. Bilindiği gibi eğer ikamet il dışında olduğunda aile hekimi konusunda da istediğimiz sağlık ocaklarını kullanabilirsiniz bu konuda da sakınca yok.

Dolayısı ile tüm vatandaşlarımızı bu haberimize içtenlikle duyarlı olmasını istiyor ve rica ediyoruz. Bu konuda yazın köye gittiğimizde, yaz festivaline gittiğimiz de veyahut da her hangi bir iş için memleketimize gittiğimizde ilçeden geçerken nüfus müdürlüğüne uğramamız yeterli olacaktır.

Bu konuda yetkili olan iç işleri bakanlığının aldığı bir genelge ile yılsonuna kadar süre uzatıldı. Biz nasıl istiyor isek bakanımızın da özellikle görmek istediği kendi memleketinin büyükşehir belediyesi olması. Dolayıyla bu fırsatı bize tanımış oldu çok değil 30 bin nüfus herkes ailesinden 1 kişiyi memleketimize kayıt yaptırırsak ziyadesiyle bu hedefimizi gerçekleştirmiş olacağız.

Dolayısı ile de Salman kasabamızın ilçeliği gündeme gelebilecek. Memleketimiz insanlarından ricamız bu konuya duyarlı olmanız, olacağınız umuduyla, Sizleri canı gönülden, saygı ve sevgiyle selamlıyorum.  Salman Kasabası İnternet Sitesi Kurucu ve Yöneticisi - Ali GÖK 26 Mayıs 2012

 

Salman'da oturuyoruz ama ikametimiz Gurbette

Neden göç veriyoruz, göçlerin durdurulması için neler yapabiliriz, ya da köyümüze geri dönüşüm neden olmasın.

Salman'nın nüfusu git gide kan kaybediyor, köyünüz için nüfusun geri dönmesi özellikle emeklilerin köye kayıtlarını aldırma adına Salmanlılar olarak bir çalışma yapabilir miyiz?

En azından emekli olan vatandaşlarımızın çalışmayan yada yaşları çalışmaya elverişli olmayan hemşerilerimizin gurbetten memleketine gelerek kayıtlarını Salmana yaptırmaları Salmana vatandaş olarak çok yararlı bir hizmet sağlayacağı bilincini taşımalı. Bu yaptırımlar beldemizin hizmet alabilmesi ile doğru orantılı olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Nüfusun geri dönebilmesi için köyü daha yaşanabilir hale getirmek gerekiyor, köye yapılan hizmetlerde buna çok dikkat edilmelidir. Köydeki insanların en büyük sorunu geçim sıkıntısı. Emeklilerimiz yaz aylarında mutlaka köylerinde kalıyor ama kış aylarında iklim şartlarının zor geçmesi yaşlılarımız için zor oluyor. Bu olay artık az bir tatil sürecini değil de yazın tamamını köyde geçiren kışın sadece kış mevsimi nedeniyle kısa süreliğine İstanbul’a gidiyorlar. Dolayısıyla Köyünde oturuyor, İstanbul’da misafir ama İstanbul da kayıtlı olarak kalıyorlar. Köylerinde oturuyor bunu gerçeğe de yansıtmak gerekiyor. Bunun içinde bu insanlarımızın kayıtlarını Salman'a yaptırmalarını bu şartları oluşturan her bilinçli insanlarımızdan bu özveriyi bekliyoruz.

Bu belediyelerimiz içinde büyük sıkıntı oluyor sadece kış mevsiminde 2-3 ay köyde kimsenin kalmaması sıkıntı oluşturuyor. Herkes yazın geldiğinde hizmet bekliyor Ama kışın olan gerçek nüfus ile yazın olan nüfus arasında uçurum olduğunu bilmekte yarar var en azından bunu bir seviyeye yükseltmek gerekir.

Bu Salman'nın tüm köyleri için geçerli bir durum. Bu nedenle projelerimizde insanları köye yönlendirecek, onları orda meşgul edecek çalışmalar yapılmalı. Böyle olursa ben inanıyorum ki gençlerimizde daha da gelmeyecektir. Bu tabi el birliği ile olmalı ilçemizin ve beldemizin başta  derneklerinin nüfus konusunda bir araya gelmesi kanısındayım.

Başta derneklerimiz nüfus için el ele verip bir çalışma yapmalıdır. Nüfusun köylerimizde artırılması için birlik beraberlik çok önemli. Bu gün Ünye de yada göç vermeyen ilçelerde, beldelerde nüfusun canlı olmasının daha yaşanabilir bir ortam oluşmasından köylerinde gelir getirecek ürünlerle meşgul olmalarından kaynaklandığının kanısındayım. Bizde ilçemizi köylerimizi daha yaşanabilir bir hüviyete bürümek için bir arada olmamız gerekir. Haber: Ali GÖK - 19 Ekim 2010 Pazar

 

Olabilecek iken neden olmasın?

 

Tabi bu başlık her şeyi özetliyor aslında ama daha detaylı bir şekilde değinmek gerekirse demek istediğimiz bazı beldeleri ilçe olması ve bazılarının kapatılması konusunu ele almak istiyorum.

 

Son gündemde olan belediyeler reformu ile Türkiye genelinde nüfusu 2 binin altındaki 875 belde, 30 ilk kademe belediyesi olmak üzere, 905 belediye kapatılacak.

Bunların yanı sıra belde belediyeliğinden ilçe olma hakkı kazanan 42 belde ise şunlardır.

 

Adana’da; Çukurova, Sarıcam

Ankara’da; Pursaklar

Antalya’da; Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa

Diyarbakır’da; Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir

Kocaeli’nde; Başiskele, Çayırova, Darıca, Dilovası, İzmit ve Kartepe

İstanbul’da; Arnavutköy, Ataşehir, Başakşehir, Beylikdüzü, Çekmeköy, Esenyurt,

 Sancaktepe, Sultangazi

İzmir’de; Bayraklı, Karabağlar

Mersin’de; Akdeniz, Toroslar, Yenişehir

Sakarya’da; Adapazarı, Arifiye, Erenler, Serdivan

Samsun’da; Atakum, Canik ve İlkadım

Erzurum’da; Palandöken, Yakutiye

Eskişehir’de; Odunpazarı, Tepebaşı.

 

Bu bilgileri verdikten sonra bizleri ilgilendiren Akkuş ilçesine bağlı olup da ilçeden km’lerce uzakta olan Salman, Akpınar, Seferli Beldeleri birleşerek ilçe olmasıdır. Bu konu ile ilgili çok kişinin yorumlarını dikkatle izledim ve okudum. Ve bazılarının haklı olduğu yönlerinin yanı sıra bazılarının da ne kadar gizlense de işin içinde istememek art niyetlilik yattığı aşikardır.

 

Tabi iş böyle olunca hedef saptırma ya da olayları başka yerlere çekerek farklı yorumlar yapılmasıdır. Bir beldenin ilçe olabilmesi için ilçeye bağlı toprakların nüfusunun 10 bin olmalı ve de nüfusunun bir önceki döneme göre oy arttırması gerekmektedir. Burada ilçe nüfusunu geçmiş olması pek önemli değil aslında bu sadece o beldenin gelişiminin kanıtıdır.

 

Şimdi önce bizim beldemizin veya komşu iki Akpınar ve Seferli beldelerinin herhangi birinin ilçe olmasına ihtiyaç var mı? Sorusunu soralım kendimize;

Bu beldelerin ilçelerine gidebileceği bir yolu var mı? Var ama nasıl herkes biliyor. Her dönem bir doktor sorunu oluyor mu? Bunu geçen dönemlerde hep yaşadık mı, yaşamadık mı? Memurlarımız, yaşlı emeklilerimiz yıllarca maaşlarını alabilmek için her ay km’lerce yolu çekmediler mi? Karda kışta hasta olanlar yolda kalanlar. Veya yıllarca nüfus için kaymakamlık için veya birçok işleri için akkuşun çilesini çekmediler mi? Ha bu akkuşun kötülemek amacı ile yazmıyorum ama böylesine geçimine büyük ekonomik katkısı olan bu beldelerin akkuştan çıkarları ya da yararlandığı neler acaba bunlara bakmak gerek. Ordunun en geniş topraklarına sahip Akkuş 2. sırada ve Akkuşunda batısında bulunan bu bölge Ordu ilinin yolu olmayan tek ve en geniş bölgesidir

 

Herkes diyebilir bu tür yazılar akkuşu beldeleri koparmaya çalışıyor ama birileri bağlamaya çalışmazsa birileri kendi ekmeğini kendi yağında kavurmak için çaba içinde olurlar.

 

Beldelerimizin herhangi biri ilçe olması ile kazanımları nelerdir;

Beldelerimizin herhangi biri ilçe olması demek başta Kaymakamlık olmak üzere ilçe Belediyeliği, Ziraat Bankası, Nüfus, Emniyet ( polis) bir, çok tarım ve orman kuruluşları bu beldelerimizde olacaktır. Ve en önemlide yıllardır oyalama politikaları ile bizlere lanse edilen yol problemimiz ilçe olmasının şartı ile karayollarına bağlanıp her iki ilçe arasının asfalt olması kazancını bizler yaşayacağız. Hangisi olması hiç sorun değil birinin olması demek diğerine 10 dakikalık yol demek.

 

Birliğimizi korumalı tuzakları bertaraf etmeliyiz;

Şimdi demezler mi ki Salman olsa Seferli, Akpınar istemez diğerleri olsa Salman istemez diyebilirler nitekim diyorlardır da bırakın desinler bundan zararları olacağınız varsayanların içgüdüsü ile kurdukları hayalperest düşüncelerdir. Biz bu oyunlara gelmeden kendi geleceğimizi yön verebilecek güçte ve ekibe de sahibiz. Yeter ki birlik olalım bu tür düşünceleri bertaraf edip fikir birliğine varmalıyız.

 

Sanki bu sorunların bir yöntemi yok mudur? Elbette vardır. Neden yukarda ki o kadar saydığımız kazançların hepsi bir yerde olsun Örneğin Ziraat Bankası Seferlide, Kaymakamlık polis Akpınar da, Belediye Salmanda ya da terside olabilir. Sonuçta hepsinin uzaklıkları bize 20 dakika olmayacak mı? Tabi ilk başta sayılar esası ile 4200 nüfuslu Salman sonra 3600 ve 2300 ile Seferli Beldeleri öncülüğünde olabilecek bir organizeli bir tablo olmalıdır. Bunu baz alarak bir Salmana bir öncülük olsa da her iki komşu beldemizin de yararlanacağı bir havuz çerçevesinde olmalı bu uygulamalar diye düşünüyorum.

 

Belde ve köylerin bu konuya katkısı;

3 Belde dışında diğer yakın köylerin bu anlaşmaya uyacakları onların yararına olacağı varsayılarak 40 km yerine 10 km yakınlıktaki ilçeye bağlanmaları çıkarlarına olacaktır. Ön şart 3 beldenin bir anlaşmaya varmasıdır. Bizler bunun ışığında çalışmalarımızı yaparak bu döneme olmasa da gelecek döneme bölgemiz için çalışmaları geç kalmadan yapmamız gerekmektedir. Çünkü bu 3 belde ve köylerimizin toplam nüfusu 15 bin 200 dür.

Bütün art niyetleri bertaraf ederek birlik zamanı ve fikir alışverişinde bulunma zamanıdır. Elbette ki bizim beldelerimizde bu fikirlere yakın veya tamamen farklı ama yararlı fikirler olduğundan eminim. Önemli olan bunların ortaya çıkartılmasıdır.

Hem bu yetişemediğimiz dönem içinde bizleri haksız diyenlerin beldemiz için çabalarını merkez yönetimi olarak neler yapıldığını göreceğimiz en iyi süreç önümüzde olacaktır.

 

Atık herkes üzerine düşeni yapmalı;

Artık bizler çantada keklik olmadığımızı gösterecek bilinçte olduğumuzu herkes bilmelidir. Ne zaman salmanda % 85 oy alan varsa eğer çıkarları doğrultusunda tam terside olabilir bunu kimse unutmamalıdır. Halk yanında olmayanın asla yanında olmaz bu sözlerden herkes kendine pay biçmeli adımlarını ona göre atmalarını bilincinde olmalıdırlar.

 

Başta belediyemiz olmak üzere beldemizin aktif söz sahibi olan muhtarlarımız önde gelen ileri görüşlü insanlarımız ve memurlarımız ve en çok etkisi, katkısı olan rey sahibi olan halkımızdan bu duyarlılığa destek vermelerini istiyorum.

 

( Ali GÖK 19 Şubat 2008 )