hit counters
 

Beyhan GÖK

 

HANGİ HASTALIĞA HANGİ YİYECEKLER

GRİP : Satsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın: Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
Hardal: İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır.
Nane: İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.


DEPRESYON : Avokado: Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata: Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye: İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)
Patates: Orta boy bir patates,bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini i HEMOROİD (BASUR)
Hindistan cevizi: İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlası basur için tehlikelidir.)
KARIN AĞRISI : Papatya çayı: Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.
çerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar

 

TANSİYON : Rezene: İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler. Sağlıklı kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.
Tahıl: Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor. Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.
Un: Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir. B vitaminleri, E vitamini, demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.
Karaciğer: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir. Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.


SİNDİRİM SORUNLARI : Arpa: İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır.Ayrıca ABD'deki bir araştırma, 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.


ROMATİZMA : Enginar: Vücuttaki zehiri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir. Domates: C vitamini boldur. Tahıl: İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir.
Kekik: Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.
Zencefil: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.


KANSIZLIK : Hurma: Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir.

 

KALP KRİZİ:

Enfarktüsün nedeni kısaca kolesterolle ve yağla dolu plak tarzında lezyonların damarı tıkamasıdır. Tıkanma sonucu kan akımı tamamen kesilirse ölüme yolaçabilen kalp krizi (enfarktüs) ortaya çıkar

 

KALP KRİZİ NASIL MEYDANA GELİR?

Kalp, istirahatte dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi ve kan alması gerekir. Kalbin kendini besleyen bu damarlara koroner arterler adı verilir. Koroner arterlerin dolaşımında bir bozulma olduğunda koroner yetersizlik meydana gelir. Koroner yetersizlik tabloları koroner damarlardaki darlıkların tipine derecesine ve yerine göre değişir. Bazı hastalarda sadece fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrıları olabileceği gibi, bazen damarların ani olarak tıkanması sonucu gelişen, şiddetli göğüs ağrısıyla başlayan ani ölüme yol açabilen kalp krizi (enfarktüs) de ortaya çıkabilir.?
Kalp krizi aniden oluşan, ancak buna yol açan aşamaları uzun yılların eseri olan çok ciddi bir sağlık sorunudur. Dünyada ve ülkemizde en başta gelen ölüm nedeni olan kalp krizinin uyarıcı işaretleri bulunur. Bu konuda bilgi sahibi olan bireyler uyarıcı işaretleri dikkate alıp bu konudan kolayca ayrılabilecekken, bilgisi olamayan bireyler ise hayatlarını kaybedebilir. Bu uyarıcı işaretler şu şekilde sıralanabir: Göğüs kafesinin orta bölgesinde birkaç dakikadan uzun süren baskı sıkışma, ağırlık, huzursuzluk hissi; Omuzlara, boyuna veya kollara yayılan göğüs ağrısı; Baş dönmesi, baygınlık, bayılma, bulantı, soğuk terlemenin eşlik ettiği göğüs kafesi şikayetleri.

  

KALP KRİZİNDEN NASIL KORUNABİLİRİZ?

Sigara içmeyerek, Yüksek tansiyonu tedavi ve takip ettirerek, Yağdan, tuzdan ve kolesterolden fakir beslenerek, Daha çok sebze ve meyveleri tercih ederek, Düzenli egzersiz yaparak, Kilomuzu normal limitlerde tutarak, Diyabetimiz varsa diyete uygun davranarak, Ailemizde erken kalp hastalığı hikayesi varsa, düzenli kontroller yaptırarak.

Kalp krizi sırasında yapılacak ilk yardım: Hasta sırtüstü sert bir zemine yatırılır, göğsü açılır ve göğüs kemiği ( halkımızın "İman Tahtası" dediği yer) bulunduktan sonra göz kararı ile hayali olarak ikiye bölünür ve alt kısmın ortasına yapılır.
Başka bir tespitte hastanın göğüs kemiğinin alt ucundan itibaren üç parmak üstünden kalp masajı yapılır.

Hasta ya da yaralıya kalp masajının yapılacağı yere iki el üst üste konur, dirsekler gergin durumda iken omuzlardan bastırarak yapılır. Her kalp masajında erişkinin göğüs kemiği 4 - 5 cm çökmelidir. Erişkin bir insana dakikada ortalama 75 defa kalp masajı yapılır.
İlk dakikada iki defa ardından her dakikada bir kez kalbin ve solunumun geri dönüp dönmediği kontrol edilir.

Kalp masajı 2-8 yaş arası çocuklarda tek elle göğüs kemiği ortalama 2-3 cm, 2 yaşına kadar olan çocuklarda iki parmak ile 1-2 cm çökecek kadar ve dakikada ortalama 100 defa yapılır.
Bebeklerde kalp masajı baş parmaklarla her iki meme hattının ortasının bir parmak altına yapılır.

Solunumla alınan havanın oksijeni kan yolu ile beyine ulaşır. Beyin oksijensizliğe en fazla 5 dakika dayanabilir. Bu süreden sonra beyinde çok ciddi hasar ya da ölüm olur. Bu nedenle gerek suni solunuma, gerekse kalp masajına en kısa sürede başlamak gerekir

Bir yaralıya hem suni solunum, hem de kalp masajı birlikte yapılacaksa: Sadece bir ilkyardımcı varsa önce 2 defa suni solunum yapar, sonra 30 kalp masajı yapar ve bu şekilde devam eder. İki ilkyardımcı varsa biri 30 kalp masajı yapar, diğeri 2 defa suni solunum yapar. Bir erişkinde dakikada 75 kalp masajı 15 suni solunum yapılmalıdır. 

KALP KRİZİ ESNASINDA YALNIZSAK VE BİLİNCİMİZ YERİNDEYSE YAPILACAK ÖNLEMLER:

PEK ÇOK İNSAN KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİ SIRADA TEK BAŞINA OLUYOR;

ETRAFTA YARDIM EDECEK KİMSE BULUNMUYOR. KALP ATIŞLARI DÜZENSİZLEŞEN VE KENDİSİNİ BAYILACAKMIŞ GİBİ HİSSEDEN BİRİNİN
BİLİNCİNİ YİTİRMEDEN ÖNCE
YALNIZCA 10 SANİYE KADAR ZAMANI VARDIR

BU DURUMDA NE YAPMANIZ GEREKİR: PANİĞE KAPILMADAN ÜST ÜSTE KUVVETLİCE ÖKSÜRMEYE BAŞLAYIN.

ÖKSÜRMEDEN ÖNCE HER SEFERİNDE DERİN BİR NEFES ALIN; ÖKSÜRÜKLERİNİZ GÜÇLÜ OLSUN, DERİNDEN GELSİN VE UZUN SÜRSÜN, TIPKI GÖĞSÜNÜZDE BİRİKMİŞ BALGAMI ATMAYA ÇALIŞIR GİBİ ÖKSÜRÜN.

HER İKİ SANİYEDE BİR DERİN NEFES ALIP ÖKSÜRÜN VE BUNU YA YARDIM GELENE DEK YA DA KALP ATIŞLARINIZ TEKRAR NORMALE DÖNENE DEK SÜREKLİ YAPIN.

    * DERİN NEFES ALMAK CİĞERLERİ OKSİJENLE DOLDURUR.
    * ÖKSÜRMEK KALBE TAZYİK YAPAR VE KAN DOLAŞIMINI RAHATLATIR.
    * KALBE UYGULANAN BU TAZYİK, KALBİN NORMAL RİTMİNE DÖNMESİNİ KOLAYLAŞTIRIR.
    * BÜTÜN BUNLAR SİZE, BİLİNCİNİZİ KAYBETMEDEN ÖNCE HASTANEYE YETİŞECEK ZAMANI TANIR.

 

Ağrılarınızı dikkate alın. Dişiniz ve mideniz ağrıyorsa kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz. Diş ve mide ağrılarına dikkat! Diş, mide ve kol ağrısı deyip geçmeyin. Bu ağrıların her biri kalp krizinin habercisi olabilir. Dişiniz ve mideniz ağrıyorsa kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz Uzmanlar, kalp ağrılarının bazı zamanlar özellikle diş, mide ve sol kola vurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumda hastaların mutlaka elektrokardiyografi (EKG) yaptırması gerektiği belirtiliyor. Kayseri Anakalp Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mustafa Kırman, kalp hastalıklarının, ölüm sebepleri arasında ilk sıraya yerleştiğini söyledi. Diş, mide ve özellikle sol kol ağrısı çeken birçok kişinin kalp krizi geçiriyor olabileceğine dikkat çeken Kırman, bu tür şikayetleri olan kişilerin kalp krizi geçirdiğini fark etmesinin çok zor olduğunu vurguladı. Bu hastaların kalp krizi geçirip geçirmediğinin ancak EKG ile belirlenebileceğini dile getiren Kırman, "Burada en büyük görev ilgili birimlerdeki doktorlara düşüyor. Diş ağrısı çeken bir kişi dişçiye, mide ağrısı çeken biri kişi de dahiliyeciye gider. Nedeni belli olmayan böylesi şikayetlerle gelen hastalara mutlaka EKG yaptırılması gerekiyor. Çünkü hasta, gizli kalp krizi geçiriyor olabilir." açıklamasında bulundu. Kendilerine çok sayıda kalp krizi geçiren; ancak diş, mide ve kol ağrısıyla gelen hastaların olduğunu aktaran Kırman, bu hastaların, gittikleri doktorlar tarafından kardiyologlara yönlendirildiğini aktardı. İnsanların beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve bununla birlikte hareketsiz ve stresli yaşamın her geçen gün giderek artması nedeniyle Türkiye'de kalp hastalıklarından ölüm oranının ilk sıraya yerleştiğinin altını çizen Kırman, her yıl 300 bin kişinin kalp hastalıklarından hayatını kaybettiğini açıkladı. Her üç kişinin birinde kalp ve damar rahatsızlıklarına yakalanma riski olduğu uyarısında bulunan Kırman, kalp krizinin kalbi besleyen kan damarlarındaki daralmaların (damar sertliği) zaman içinde tam bir tıkanıklığa dönüşmesi sonucu oluştuğuna dikkat çekti. Damar sertliği risk faktörleri arasında; kolesterol bakımından zengin diyet, egzersizden uzak hareketsiz hayat, şeker hastalığı, sigara ve irsiyet faktörlerinin yer aldığını bildiren Kırman, kalp krizi oranını ve bu hastalıktan dolayı meydana gelen ölüm oranlarının azaltılabilmesi için kontrol edilebilir risk faktörleri üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini kaydetti. 40 yaşın altında kalp hastası olanların doktor kontrolünü ihmal etmemeleri gerektiğini ifade eden Kırman, 35 yaşını geçmiş hastaların da mutlaka senede bir sefer kalp kontrolünden geçmesi gerektiğini anlattı. Kalp hastalarının birçoğunun geç müdahaleden dolayı hayatını kaybettiğine değinen Kırman, insanların tedaviden korktukları için kalp kontrollerini yaptırmadığını belirtti. Müdahaleden değil, ihmalden korkulması gerektiğinin altını çizen Kırman, erken müdahalenin her zaman hayat kurtardığını vurguladı. Türkiye'de romatizmal kalp kapakçığı hastalığının çok yaygın olduğuna değinen Kırman, kalp kapakçığı hastasının çok sıkı doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini belirtti. Sebze ve meyvenin çok tüketilmesinin insanları kalp krizinden koruyacağına değinen Kırman, kırmızı et tüketiminin minimuma indirilerek bunun yerine beyaz et olarak tavuk ve balık tüketiminin artırılması tavsiyesinde bulundu. Katı ve hayvansal yağların yerine sıvı yağların tercih edilmesini isteyen Kırman, şeker hastası olan insanlarda kalp krizi geçirme riskinin çok daha yüksek olduğu uyarısında bulundu

KALBE YARARLI BESİNLER:

Bezelye: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.
Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır.Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.
Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken, kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür.Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.
Çikolata: E vitamini, magnezyum ve demir; kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.
Elma: Günde 5 adet yiyin.
Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.
Salatalık: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir. Unutmadan ekleyelim. Salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.
Yumurta: Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.
Sarımsak: Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat olmalı. Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeter.
Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.
Kavun: Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15'ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.
Süt: Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk ve genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye ediliyor.
Şeftali: Bir şeftali, günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.
Pirinç: E ve B12 dışında tüm B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.
Tuz: Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.
Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler, özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.
Ton Balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.
Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80'nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.
BROKOLİ:
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz.

 

TANITIM

Selamlar sevgili dostlar.

Öncelikle kısa olarak kendimi tanıtayım, yazı kadar yazıyı yazanda önemli olduğunu bilmek gerekir. Ben  Halil İbrahim Gök’ün 3 çocuğunun en küçüğü olan kızı Beyhan Gök. İstanbul'da doğup büyüsek de aslımız Salman olduğunu biliyoruz. Ve salman için bilgilendirmek veya bilgi almanın yararlı olacağını düşünüyorum.

Bundan sonra faydalı bilgiler bölümüyle bende aranızda olacağım. Hayattaki en önemli değerlerimizden biri sağlığımızdır. Onu korumakta bozmakta bizlerin elindedir. Kaderimiz sadece doğmak ve ölmekten ibarettir. Geri kalan bize verileni en iyi şekilde korumaktır.

Bildiğiniz gibi babamı 3 yıl önce kalp krizi sebebiyle kaybettim. İlk ele alacağım konuda kalp kriziyle ilgili olacak. Umarım hepimiz sağlığımızın değerini kaybetmeden biliriz. Bende bu konuda yararlı olabilirsem ne mutlu bana. Şimdiden bir hatam kusurum olursa af ola.

Her şeyin gönlümüzce olması ve sağlıklı günler dileğiyle…..